BÜTÜN YAZILARIM, Çok zor sorular

Anne Babamıza Öf Dersek Cehennem’e mi Gideriz?

anne-babamiza-of-dersek-cehenneme-mi-gideriz

Bazı anne babaların çocuk terbiyesi konusunda kullandığını duyduğumuz bir sözden bahsetmek istiyorum. Diyorlar ki: “Allah Kur’an’da anne babanıza öf bile demeyin diye uyarıyor. Bu yüzden sen de bize karşı itaatkâr ol söylediklerimize itiraz etme. Yoksa Cehennem’e gidersin.”

Öncelikle belirtmeliyim ki çocukları Cehennem ile korkutmak son derece yanlış bir davranıştır. Bu davranış, onların Allah’ı ve Allah’ın emrettiği yolu sevmesine değil nefret etmesine yol açar. O yüzden bu ayeti çocuklar üzerinde bir silah gibi kullanmamamız gerektiğini en başta söyleyip o kapıyı kapattıktan sonra, ayetin asıl muhataplarına yani yetişkinlere bu ayetin neler anlattığı hakkında biraz kafa yoralım.

Eski hikâyedir; beynamazın birine neden namaz kılmadığı sorulunca “Kur’an’da ‘namaza yaklaşmayın!’ yazıyor. Onun için kılmıyorum.” diye cevap verdiği anlatılır. Neyse ki onun muhatabı “O ayette ‘Sarhoş iken namaza yaklaşmayın’ deniyor.” diye cevap verecek kadar bilgiliymiş.

Hikâyedeki gibi ayetlerin içinden işimize geldiği gibi parçalar alıp, sonuçlar çıkarma işi, anlaşılıyor ki uzun zamandır bilerek veya bilmeyerek yapılagelmekte. Tıpkı “İlk inen ayette Allah okumamızı emrediyor” iddiasında olduğu gibi. Bu iddiaya dayanarak “Ne okursak okuyalım yeter ki okuyalım. Elbet faydasını görürüz.” gibi bir görüş Müslüman toplumda bile oturmuş durumda. Hâlbuki ilk ayet “Yaratan Rabbinin adıyla oku” şeklindedir. Okuma işini Rabbine isnat ederek oku der. Ona ulaştıracak, onu tanımana vesile olacak şeyleri oku. Okuduğun şeyin onun tarafından yaratıldığını düşünerek oku. Bu arada, Müslüman toplumlarda ne yazık ki yerleşmiş olan hiç okumama hastalığının daha büyük bir dert olduğunu da belirtelim.

Sadedimize dönersek;

Allah Kur’an’da “Anne babanıza öf bile demeyin!” diye emretmiş midir?

Evet emretmiştir. Ama “Kime emretmiştir? Hangi durum için emretmiştir?” gibi sorulara cevap bulabilmek için ayetin –hatta ilgili kısmın– tamamını okumak gerekir. Şöyle ki:

Rabbin, kendisinden başkasına asla ibadet etmemenizi, anaya-babaya iyi davranmanızı kesin olarak emretti. Eğer onlardan biri, ya da her ikisi senin yanında ihtiyarlık çağına ulaşırsa, sakın onlara “öf!” bile deme; onları azarlama; onlara tatlı ve güzel söz söyle. Onlara merhamet ederek tevazu kanadını indir ve de ki: “Rabbim! Tıpkı beni küçükken koruyup kolladıkları, yetiştirdikleri gibi sen de onlara acı.”

(İsra 17/23,24)

Ayeti bu şekilde okuyunca anlaşılıyor ki muhatap çocuklar değil, ana babası kendilerinin yanında yaşlananlarmış. Bu sebeple bu ayeti çocuklara karşı kullanmak doğru değilmiş.

Zaten onları belirli bir yaşa kadar yaptıklarından sorumlu tutmayan Allah’ın,  anne-babasına “üf” dedi diye çocukları cezalandıracağını düşünmek başlı başına yanlış bir anlayış ve yaklaşımdır.

Acaba Allah yaşlandıklarında anne babasının bakımını üstlenen kişileri neden bu şekilde ikaz etmektedir?

Bunu anlayabilmek için de o yaşlılarla empati yapmak gerekir. “Tüm ihtiyaçlarını karşılıyoruz işte, bizim de kendimize göre meşgalelerimiz var. Sinirli olduğumuz zamanlar da oluyor. Ara sıra böyle laflar ettiğimizde onlar da hoş görüversin!” şeklindeki düşünce hatalı bir düşünce olur.

Neden?

Belki bütün canlılar kendilerini tehdit edilmiş veya tedirgin hissettiklerinde yuvalarına yani güvenli ortamlarına çekilir, tehdidin ortadan kalkmasını beklerler. Kaplumbağanın kabuğuna çekilmesi gibi… Bu fıtrî bir davranıştır. Bu yazının yazıldığı dönemde de Covid19 salgını nedeniyle imkânı olanların en güvenli yer olan evlerinden mümkün olduğu kadar çıkmamasının, salgının önüne geçmede ne kadar önemli bir faktör olduğunu hepimiz görmekteyiz.

İnsanın bu güvenli yeri ise evidir. Ancak evladının yanında yaşayan yaşlılar için durum biraz farklıdır. Onlar kendi güvenli ortamlarını bırakmış, evlatlarının şefkatine sığınmışlardır. Bir şekilde evlatlarından gelen en küçük bir ters tepki, “üf” demek seviyesinde bile olsa, onların dünyasında güvenli ortamlarının sarsılması anlamına gelir. Her ne kadar evlat açısından öyle olmasa da yaşın getirdiği artan alınganlık duygusunun etkisini de hesaba katınca bu tür davranışlar büyüklerde, evladın düşündüğünden çok daha büyük duygusal tahribata sebep olabilir.

Ayet üzerinde düşünüldüğünde başka sonuçlara da varılabilir ancak bu yazı için bu kadarla iktifa edelim.

Son söz olarak:

Allah, anne-babası yanında yaşlananların onlara öf bile demesini yasaklıyor. Anne-babasını istemeyip huzur evlerine atanlar için neler hazırladığını artık aklı olan düşünsün.


Fotoğraf Kaynağı: Babam ve oğlum çatışma

0 Yorumlar
Paylaş
Etiketler: , ,

Muhiddin Yenigün

Bu konuda sizin de söyleyecekleriniz ya da sormak istedikleriniz varsa aşağıya yazabilirsiniz (yayınlanacağını garanti etmiyorum):

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: